2 Eylül 2010 Perşembe

Bi Kilo Marvel Aliyim, Yarım Kilo Da DC


Pek şanslı bir çocuktum ben. Kafası evcilik oynamaktan başka bir halta basmayan pek çok yaşıtımın aksine, çizgi romanlar vardı hayatımda. Bir akrabamız çalıştığı yayınevinden kucak kucak çizgi roman getiriyordu Rut'la bana. Mister No, Phantom, Kızılmaske, Tommiks, Süpermen, Zagor, Barbar Conan, Mandrake, Spiderman, Red Kit, Ten Ten, Pembe Panter gibi kahramanların çizgi romanlarıyla dolup taşıyordu ev. Okumayı bilmediğim zamanlarda sadece resimlerine bakarak kendi hikayelerimi uyduruyordum bu kahramanlara. Okumayı söktükten sonra, çizgi romanlara özgü gürültü patırtının ingilizce kelimelere dökülmüş halini incelemek beni çok eğlendirmişti. Örneğin bir kahraman kötü adama yumruk attığında "smack" gibi bir şey yazardı yumruğun çeneye çarptığı noktanın hemen yanında. Bombalar da "kabumm" diye patlardı. "Bark bark" diye havlayan köpekleri saymıyorum bile.

Uzun bir süredir ilişkim kopmuştu çizgi romanlarla. Sağolsun, NTV Yayınları edebi klasikleri çizgi roman olarak piyasaya sunmak gibi cin bir fikir geliştirdikten sonra, benimle birlikte diğer yayınevleri de uyandı. Altın Kitaplar Marvel'in Kara Kule serisine el atıp üzeri tozlanmış çizgi roman sevdamı şaha kaldırdı! Baktım NTVY Buffy the Vampire Slayer serisini yayınlamaya başlamış, ben de kişisel çabalarımla Angel After The Fall serisine ulaştım. Dizileri bittiğinde "peki ya bundan sonra ne oldu?" sorularına bulanıp sinir harbi yaşadığımız karakterlerin başlarına çizgi dünyada neler geldiğini öğrenmenin keyfi pek ayrı oldu. Paslanmaya yüz tutan İngilizcemi canlandırmaya da yaradılar üstelik. Angel'ın hatrına spontane çeviri yapmak zorunda kaldım.

Şimdi merakla bekliyorum bu yayınevlerinin şapkasının altından başka hangi serilerin çıkacağını. Marvel ve DC'nin diğer karakterlerini de Türkçe okuma hülyaları eşliğinde, ne yayınlarsa kabulümüz diyerek "kabumm" efekti eşliğinde sahneden çekiliyorum.

0 yorum:

Yorum Gönder