27 Şubat 2011 Pazar

Fatoş Oyuncakları (1971-2001)


1947'de Ankara'da doğdu ve 1971 yılından 2001 Ekim'ine kadar çocuk olmuş bütün herkesin kalbine dokunan oyuncak dostların yaratıcısı oldu. Çocukluklarımıza neşe, renk ve hayal gücü katan o kadın Fatoş oyuncaklarını yaratan Fatoş İnhan'dı.

Hikayesi, evde oturarak sıkıntıdan patladığı bir dönemde, 1971'de, oğluna birinci yaş gününde armağan edilen oyuncak kedi ile başladı. Çünkü hediye kediyi gören çocuk müthiş korkmuş ve hüngür hüngür ağlamaya başlamıştı. O dönemin Türkiye'sinde piyasada az sayıda, basit oyuncak vardı. Kim bilir neye benziyordu kedi ki, çocuğun yüzünü güldürmek yerine ödünü patlatmıştı? İşte o an daha sonra hepimizin çocukluğunu etkileyecek olan fikir gelmişti Fatoş İnhan'ın aklına. Yüzü gülen, çocukların sevgiyle kucaklayabilecekleri yumuşacık oyuncaklar yapacaktı.

Kanada'dan gelen oyuncak ayı patronlarıyla başladı işe. Eşinin kiraladığı ofise önce annesinin dikiş makinalarını taşıdı, sonra patronları, pamukları ve kumaşları... İlk ürettiği oyuncak "Tonton" oldu. Kavuniçi renkli, minnacık, yumuşacık bir ayı. Dikiş makinasında şekillenmiş, kafası, kolu, bacağı ve nihayet suratı bir araya getirilmişti. Tonton, Fatoş oyuncaklarının ilk sermayesi oldu. Oyuncak ayıları her biri birbirinden güzel kediler, köpekler, filler, eşekler, tavşanlar ve bebekler takip etti.

Sonrası çorap söküğü gibi geldi. El ürünü oyuncakları o kadar özdeşleşti ki Fatoş Hanım'ın kendisiyle, eşinin önerisiyle oyuncaklara "Fatoş" ismi verildi. Bu durum Fatoş Hanım için gurur verici olduğu kadar, ileride taşınması zor bir sorumluluk haline gelecekti.

1987’de Fatoş Oyuncak ilk mağazalarını açmaya başladı. 1990’lı yıllarda en aranılan oyuncak markası oldu. 40 metrekarelik bir atölyede başlayan hikaye 6 bin metrekarede üretime geçen dev bir markaya dönüştü: "Fatoş Oyuncakları". Ve Fatoş'un her bir oyuncağı çok aranan birer ürüne dönüştü.

Fatoş İnhan, oyuncak sektöründe marka haline gelmesinin ardından dünyaca ünlü Barbie bebeklerin Türkiye için üretim lisansını da aldı. İlk Türk Barbie'si olarak tanıdığımız Lady bebeği son derece başarılı biçimde üretti. Bütün bu zaman dilimi içinde Fatoş İnhan'ın yaratıcılığı ve oyuncak sevgisi sayesinde Türk oyuncakçılığının altın dönemi yaşandı (Pilsan'ın da bu altın çağın en önemli mimarlarından biri olduğunu atlamamak lazım).

Ne acıdır ki hikayenin sonu 2001 başlarında dünyanın 40 girişimci kadınından biri seçilen Fatoş İnhan'ın müthiş başarısının henüz ödüllendirilişinin ardından geldi. Yine aynı yılda, 2001 Ekim'inde Fatoş oyuncaklarının imalatına son verildi. Peki sebebi neydi 30 yıllık bir efsanenin, oyuncakçılık adına yüz akımızın ortadan kalkışının? Çin'den yapılan kontrolsüz oyuncak ithalatının iç pazarı daraltışıydı elbette! Kötü malzemeden yapılmış karaktersiz ama ucuz oyuncaklar çığ halinde sınır kapılarına dayandı ve yerli oyuncak firmalarının belini büktü. Otuz yıldır ürettiği Fatoş bebekleriyle marka haline gelen Fatoş Oyuncakları’nın da aralarında bulunduğu 300 oyuncak üreticisi imalata son verdi ya da yok oldu. Yıllık ticaret hacmi yaklaşık 50 milyon doları bulan Türkiye’deki oyuncak imalatı sektörü, yaşanan krizlerin ardından bitme noktasına geldi. Çok az firma çıkabildi bu felaketin içinden. Yazık ki o isimlerin arasında Fatoş Oyuncakları yoktu. Fatoş, oyuncak imalatından elini eteğini çekti ve kurumsal şirketlere promosyon ürün tasarımları yaparak yoluna devam etmek zorunda kaldı (Yumoş desem hemen hatırlayacaksınız).
 
Sormak lazım şimdiki çocuklara. G.I. Joe'lar ve Barbie'ler dışında yüreklerinde yer ayırabildikleri tek bir oyuncağımız var mı 2000'li yıllarda? Oysa geçtiğimiz 30 yılın herhangi bir diliminde büyümüş bütün yetişkin kadın-çocukların Fatoş dendiğinde gözlerinin içi güler hala. Ve bütün yetişkin erkek-çocuklar, Pilsan  mini mekanik dendiğinde yerinde duramaz hala. Ne mutlu bize ve aynı zamanda ne acı...

Eğer bir gün bu yazıyı göz ucuyla olsun okursa Sayın İnhan, Kendisine yürekten teşekkürlerimi iletmek isterim. Onun yaşam verdiği oyuncaklar sayesinde gelişen hayal gücüm hiçbir zaman yarı yolda bırakmadı beni. Ve hala saklamakta olduğum Fatoş bebeklere baktığımda, daima sevgi ve saygıyla anacağım ismini. Yürekten minnetlerimi sunarım...

13 yorum:

Adsız dedi ki...

Bir zamanlar Annem bu firmada çalışmıştı Adı Zeynep o zamanlar birlikte çalıştığı Cavidan ve Gül Hanım'ı çok aradık ama bulamadık ne yazık ki..

earinna dedi ki...

Annesi oyuncak firmasında çalışan bir çocuk olmak büyük bir şans. Hem de bütün çocukların hayatını renklendiren Fatoş Oyuncak'ta! Anneniz getirir miydi size Fatoş oyuncaklarından?

Adsız dedi ki...

Evet gerçekten büyük bir şans. Annem 88 yılında oradan ayrıldıktan sonra 2 arkadaşını çok aradık ama bulamadık. Elbette getirirdi elde kalanları şuan hala saklarım..

earinna dedi ki...

Annenizin arkadaşlarını bulamadığınıza üzüldüm. Eski Fatoş oyuncaklarınızı hala saklıyor olmanıza ise çok sevindim. Dilerim artık çok nadir rastlanan o eski oyuncakların fotoğraflarını birgün bizlerle paylaşırsınız.

Adsız dedi ki...

Evet İstanbul'daki evimizde varlar oraya bir sonraki gidişimde fotoğraflarını çeker sizlerle paylaşırım..

emruz dedi ki...

çok sağlam oyuncakları vardı. Benim beyaz kedim Fatoş markaydı. Hala sağlam duruyor.

earinna dedi ki...

@emruz: Fatoş oyuncağınızın fotoğraf linkini paylaşırsanız bizler de görmek isteriz. Selamlar.

Adsız dedi ki...

Fatoş oyuncaklarını hala bulabileceğimiz bir yer var mı? Özellikle de şu kırmızı eşeği

earinna dedi ki...

Fatoş tarafından üretilen peluş hayvan grubu maalesef bulunması en zor oyuncaklar. İkinci el eşya satan siteleri düzenli takip etmekte fayda olabilir belki.

Adsız dedi ki...

Sevgili Fatoş dostları, yorumlarınız (bunca zaman sonra fark etmiş olsam da) beni çok duygulandırdı.
ben de hepinize en içten teşekkürlerimi gönderiyorum.
sevgiyle kalın....
Fatoş İnhan

Adsız dedi ki...

Merhaba,
Hikayeyi çok keyifli bir şekilde anlatmışsınız. Bu arada özellikle o günkü hükümetin üreticiye kösteği de tüm sektörleri benzer şekilde etkilemiştir. Üretim yerine ithalat daha cazip hale özel bir çaba ile getirilmiştir.
Ayrıca tüm koleksiyonun İstanbul Oyuncak Müzesinde görülebileceğini hatırlatmak isterim.
Bir de Fatoş hanımın soyadı İnhan. Paylaşmak istedim.
Sevgiler,

earinna dedi ki...

Merhabalar Sayın Adsız. 21 Aralık'ta yazdığınız değerli yorumunuz için size teşekkür ederim. Fatoş Hanım'ın soyadında yaptığım hatayı derhal düzelttim. Bu sebeple size minnet borçluyum.
Değerli yorumlarınıza bir iki katkı yapmak isterim. Üretim yapan bir ülke olmamızın daima engellendiği ve zorlaştırıldığı uzun bir sürecin ardından en çok oyuncak üreticilerimizin ortadan kayboluşu kırmıştır kalbimi. Bir çocuğun ruhunu beslemek bir ülkenin geleceğine yapılabilecek en değerli yatırımdır çünkü gözümde. Ve yukarıdaki yazıda adı geçmese de ruhumuzu zenginleştiren Ege, Alasya, Gürel marka oyuncaklar tıpkı Fatoş Oyuncak gibi nice mühendisin, mimarın, tasarımcının geleceğini şekillendirmiştir.
İstanbul Oyuncak Müzesi'nin zengin oyuncak koleksiyonunu önerdiğiniz için bir de ben Fatoş Oyuncak ve daha nicelerinin sergilendiği bir başka oyuncak müzesini tavsiye etmek isterim.
Ankara Üniversitesi bünyesinde yer alan Oyuncak Müzesi de eski dostlarımızla merhabalaşmak için gidebileceğimiz önemli müzeler arasında. Antalya Oyuncak Müzesini de unutmamalı elbette.
Selamlarımla.

earinna dedi ki...

Sevgili FATOŞ İNHAN,
2011 yılında kaleme alınmış bu yazıya misafir olduğunuz ve bizlere teşekkürlerinizi ve selamlarınızı ilettiğiniz için size içtenlikle teşekkür ederim.
Yaptığınız kaliteli iş, kalplerimizde yer eden oyuncaklarınız ve size duyulan sevgi bu blog'da yer alan "Fatoş Oyuncak" başlıklı yazı ve paylaşımlara 2300'den fazla ziyaretçi getirdi.
Ve her şeyden de önemlisi... çocukluğumda oyuncaklarınıza duyduğum sevgiyle başlayan oyuncak koleksiyonu yapma arzusu bana bugün çok severek yaptığım mesleğimi, müzeciliği armağan etti.
Ne mutlu bana...
Minnetle, sevgiyle ve bütün Fatoş Oyuncak sevdalılarının selamlarıyla teşekkürlerimi iletiyorum size.

Yorum Gönder